Evrensel Vatandaşlık Maaşı: Bir ütopya mı?

Hiçbir çalışma aktivitesinde bulunmasanız da devletinizin size her ay belli bir miktarda ödenek sunması ve bu ödenekle geçiminizin -en azından- bir kısmını sağlamanız kulağa oldukça hoş geliyor, değil mi? Özellikle koronavirüsün etkili olduğu ve ekonomik açıdan pek çok ülke vatandaşının iş kayıpları sebebiyle daha şimdiden darboğaza girdiği bu zamanlarda, evrensel vatandaşlık maaşı düşüncesi yeniden güç kazanmaya başladı.

Esasında, vatandaşlık maaşı teorisi dünya sistemleri çok da yeni bir öneri değil. Bertrand Russell ve Virginia Woolf gibi isimler, bu fikri çok uzun yıllar önce düşünce sistemlerine dahil etmişti. Bununla birlikte, bu gelir kaynağı Martin Luther King Jr. için yoksullukla mücadelede bir numaralı çözüm kaynağıydı. Son yıllarda ise özellikle yaş ortalaması artan ülke nüfusları ve etkisini gitgide artıran otomasyon teknolojileri sebebiyle evrensel maaş düşüncesi popülaritesini artırmaya başladı.

Peki, bu sistem gerçekten uygulanabilir mi? Evrensel vatandaşlık maaşını savunanlar, bunun toplumdaki eşitsizlik, fakirlik ve evsizlik gibi gibi sorunlar için oldukça önemli bir çözüm olduğunu belirtiyorlar. Ayrıca, kişileri yatırım yapma, riskler alma gibi konularda cesaretlendirebileceğini, bu sayede ekonominin de canlılığını koruyabileceği görüşündeler.

Diğer yandan, göze ziyadesiyle hoş görünen yönlerine rağmen, vatandaşlık maaşı uygulaması beklendiği kadar iyi sonuçlar vermeyebilir. Ekonomi açısından düşündüğümüzde, halihazırda bu gelire sahip olan kişiler, çalışma hayatından çekilebilir veya en azından part-time işlerde yer alma arzularını tümüyle kaybedebilirler. Diğer yandan, vatandaşlar için bu uygulamanın sağlanacağı bir ülkede, gider hanesi büyük bir açık vereceği için yepyeni vergiler sisteme dahil edilebilir. Böyle bir durumsa kişilerin bütçesi için faydadan çok zarar haline dönüşecektir.

Elbette, bu paranın kimlere verileceği ve bu kişilerin bunu nasıl kullanacağı konusu da oldukça tartışmalı. Örneğin, bu ödeneği alan bir kısım insan daha az çalışıp ailelerine daha fazla zaman geçirebilir. Diğer bir grup insan, bu gelire güvenerek yeni bir işletme açabilir, belki içlerinde ukde olarak kalmış şeylere daha fazla zaman harcayabilir. Ancak, bir herhangi bir madde kullanıcısı, eline geçen miktarı doğrudan bu maddelere yatıracak ve bu durum çok da parlak sonuçlar yaratmayacaktır.

Bu açılardan bakıldığında, kişilerin sırtına ekstra yük olmadan yaratılacak doğru kaynaklar ve suistimali engelleyen, kontrol ve denge mekanizmasının iyi kurgulandığı bir sistem yaratılmadan vatandaşlık maaşı uygulamasının hayata geçmesi şu an için oldukça zor görünüyor. Ceplerimizi kontrol ettiğimizde ise devlet destekli birkaç yüz liranın bazı boşlukları dolduracağı maalesef aşikar.

Yorum bırakın