Sosyologlar, kültür konusu üzerinde araştırma yaparken nesiller boyu miras yoluyla aktarılan özellikler yerine bireyler tarafından öğrenilen, paylaşılan ve bireylerin arasındaki iletişimi ve iş birliğini sağlayan elementlerle ilgilenmeyi tercih ederler. Bu elementler, inançlar, fikirler ve değerlerden oluşan soyut kavramların yanında nesneler, semboller ve teknoloji gibi somut kavramları da içerir.
Değerler, bir kültür içerisinde önem verilen, istenen ve yüceltilen fikirlerdir. Bu fikirler, kişilerin sosyal dünyayla olan iletişimine anlam kazandırır ve bu iletişimin kurulmasında kılavuzluk görevi üstlenir. Örneğin, tek eşlilik anlamına gelen monogami fikri, özellikle Batı kültüründe kabul edilen ve oldukça önem verilen bir değerdir.
Normlar ise bir kültürün sahip olduğu değerlerin yansıması olan kurallar bütünüdür. Normlar ve değerler, kültürün üyelerinin sosyal anlamda nasıl davranacağını belirlemek ve çevreleriyle ilişkilerini şekillendirmek için birlikte çalışır. Söz gelimi, öğrenmeyi değer olarak yüksek seviyede önemseyen bir kültürde, normlar öğrencileri ders çalışmaya adanmaları için cesaretlendirir. Benzer şekilde, aileleri de çocukların eğitimi için fedakarlık yapmaları yönünde destekler.

Değerler ve normlar, toplumlar arasında tahmin edilemeyecek seviyelerde farklılıklar gösterebilir. Bazı kültürler bireyselliği ön plana çıkarırken, kimisi de paylaşımı ve ortak yaşamı değerler listesinin en tepesine koyar. Örneğin, İngiliz bir öğrenci sınavda kopya çekmek gibi bir eylemde bulunduğunda büyük bir tepkiyle ve muhtemelen ağır cezalarla karşılaşır. Zira, bu kültürde başkasının kağıdından kopya çekmek bireysel başarı, fırsat eşitliği, çalışkanlık ve kurallara saygı gibi ana değerlere karşıdır. Diğer yandan, Rus öğrenciler için sınavda yardımlaşmak, kültürlerinin ana ögeleri olan eşitlik, kolektif sorun çözme gibi değerlerin güçlü bir yansımasıdır.
Farklı kültürler arasında olduğu gibi, değerler aynı toplum içerisinde de değişkenlik gösterebilir. Toplumdaki bir kesim daha dini ve geleneksel bakış açılarına sahipken, bir diğer kesim ilerlemeye ve bilime daha fazla önem verebilir. Kimi bireyler konforlu bir yaşamı ve başarıyı hedeflerken, kimileriyse daha basit ve sessiz bir hayatı tercih edebilir.
Elbette, değişen ve her gün yeni kavramlarla karşılaşan bir dünyada bu farklılıkların olması şaşırtıcı değildir.
