Britanya`daki taşımacılık sistemini kökten değiştiren icat buharlı motorlardı. 19. yüzyılın başında, pek çokları için gündelik hayat yavaş, kırsal ve bölgeseldi. Seyahatler atlarla yapılıyordu ve dört nala gidildiği takdirde bir gün içinde alınabilecek en yüksek mesafe yaklaşık 130 kilometreydi. 1804`te, bir maden mühendisi olan Richard Trevithick, buharlı sistemle ilk raylı yolculuğu Penydarren`de gerçekleştirdi. Bu zamana kadar, ülke çapında büyük miktarda kömür ocağı yolu vardı ve insanlar ulusal yolcu servisleri için potansiyeli görmeye başlamıştı.
Britanya raylı sistem tarihinin ilk dönüm noktası, 1825`te Stockton ile Darlington arasında açılan tren hattıydı. Bu hatta kömür taşımak amacıyla kullanılması düşünülen ilk lokomotif, George Stephenson`un Locomotion No. 1 ismini verdiği lokomotifti. Ancak, Locomotion No. 1 hattın açılışında yapılan görkemli tören esnasında orada bulunan yolcuları da taşıdı ve akabinde bu görevine uzun süreler boyunca devam etti. İkinci dönüm noktası ise hızla büyüyen iki sanayi şehri Liverpool ve Manchester arasına 1830 yılında inşa edilen tren hattıydı. Stephenson`un en çok bilinen lokomotifi Rocket, bu hat üzerinde saatte yaklaşık 47 kilometre hıza ulaşabiliyordu.

Liverpool – Manchester hattının açılmasıyla birlikte, yeni demir yolu hatlarının sayısı baş döndürücü bir hızla artmaya başladı. 1840lara doğru, tüm ülke railway mania adı verilen bir çılgınlığın içine düşmüştü. Her kesimden insan demir yolu yapımından para kazanabilmek için bu çılgınlığı körükledi. Süreç boyunca, ülkenin her yerinde kontrol edilemeyen bir demir yolu genişlemesi yaşandı ve pek çok sıradan, tecrübesiz orta sınıf yatırımcı dolandırıcılığın, kaosun ve karışıklığın ortasında kaldı. Yatırımcılar, kurdukları demir yolu şirketleriyle beraber büyük miktarlarda para kaybetti.
Yüzyılın ortasında, Britanya`daki pek çok bölge demir yollarına yakın hale geldi ve trenler ülkedeki Sanayi Devrimi`ne büyük katkılar yaptı. Su kanalları, hızlı bir taşımacılık sunan demir yollarının gölgesinde kaldı ve maden, tekstil ve diğer üretim sektörleri önemli ölçüde gelişim gösterdi. Söz gelimi, Galler`deki bir ocaktan çıkarılan kömür çok kısa bir sürede Birmingham`daki fabrikalara taşınabiliyor ve hızlı bir şekilde üretime katılabiliyordu. Diğer yandan, tren yollarıyla bağlantılı olan ürünlerin fiyatları düşüyor, mektuplar hızlı bir şekilde sahiplerine varıyor ve insanların kişisel sınırları genişliyordu. Ayrıca trenlerin, yolların ve köprülerin yapılması, ülke çapında büyük bir istihdama da ön ayak oluyordu.
