Yaşlanmanın Bir Başka Yönü: Sosyal Yaşlanma

Sosyal yaş, belli bir kronolojik yaşla kültürel olarak ilişkilendirilen ve toplumsal normları, değerleri ve rolleri içeren bir kavramdır. Sosyal yaş konusundaki fikirler, toplumlar arasında farklılıklar gösterir. Söz gelimi, Çin ve Japon toplumlarında yaşlı insanlar bilgeliğin ve tarihi hafızanın simgeleri olarak kabul edilirken İngiliz ve Amerikan toplumlarında ise üretmeyen, yüksek seviye yetenekleri olmayan bağımlı insanlar olarak görülürler. Bu tarz toplumlarda, insanların zihinlerindeki genç kalma takıntısı sebebiyle büyük miktarlarda paralar plastik cerrahi ve gençlik vaadeden alternatif yöntemler için harcanmaktadır.

Rol beklentileri, bir kişinin kimliğini oluşturması adına oldukça önemlidir. Yaşlanma ile kazanılan lord, leydi, spiritüel eğitmen, dini otorite gibi roller, genellikle pozitif olarak algılanır. Ancak, yaşlı insanlar için oluşturulan huysuz ihtiyar, boomer gibi diğer roller ise yaralayıcı ve küçük düşürücü olabilir. Esasında, diğer tüm insanların yaptığı gibi, yaşlı bireyler de toplum içerisindeki rollerini oluşturabilir ve yeniden şekillendirebilirler.

İşlevselci teorinin en önemli teorisyenlerinden biri olan Amerikalı sosyolog Talcott Parsons, toplumun yaşlı insanlar için ilerleyen yaşlarına uygun roller bulması gerektiğini savundu. Parsons`a göre, özellikle Amerika`da gençlik ve ölümden kaçınma üzerine artan ilgi, toplumdaki yaşlı insanların rollerinin belirlenmesinde büyük bir engel teşkil etti. Bu engel, aynı zamanda yaşlıların cesaretlerini kaybetmelerine ve toplumdan dışlanmalarına da sebep oldu.

Parsons, toplumda yaşlılar için yeni roller oluşturulurken bu insanların kendilerini yeni rollerine psikolojik açıdan hazırlamaları gerektiğini belirtti. Yaşlılar çalışmak gibi geleneksel rollerden uzaklaşmalı ve gönüllü çalışmalar gibi başka türde üretken aktivitelerde yer almalıydı. Bu perspektife göre, özellikle artan sağlık problemleri sebebiyle yaşlı insanlar fazla efor gerektiren işlerden çekilip toplum içerisinde etkili olabilecekleri diğer alanlarda görevlendirilmeliydi. Böylece, Amerikan toplumu gibi büyük toplumlarda, yaşlılar daha önceden sahip oldukları rolleri gençlere bırakacak ve etkili bir döngü sağlanacaktı.

Yorum bırakın